Romantik Erhan Hatunda Benim Kanunda Here

Mahallede herkes onu bu lakapla bilirdi. Çünkü o ne zaman çalsa, taş kalpli adamlar bile gözyaşlarını tutamaz, en umutsuz aşıklar yeniden sevdalanırdı. Ama onun kalbinde tek bir fırtına kopardı: Gül.

Erhan klarnetini kaptığı gibi Gül’ün evinin önüne gitti. Derin bir nefes aldı ve çalmaya başladı. Bu seferki ne neşeli bir Roman havasıydı ne de sıradan bir hüzün. Bu ezgi, adeta bir meydan okumaydı. Klarnetinden dökülen her nota, mahallenin dar sokaklarında yankılanarak herkesi pencerelere döktü. Romantik Erhan Hatunda Benim Kanunda

"Beni dinleyin! Bu mahallede herkes kendi kuralını koyar, kendi yolunu çizer. Ama benim tek bir kuralım, tek bir çizgim var. Hatun da benim, kanun da benim! Gül benim helalimdir, gerisi sadece laf-ı güzaftır!" Mahallede herkes onu bu lakapla bilirdi

Karanlık sokakların ortasında yanan bir sokak lambasının altında duruyordu Erhan. Klarnetini dudaklarına götürdüğünde çıkardığı o ilk hüzünlü ve bir o kadar da kıvrak nağme, mahallenin havasını bir anda değiştirivermişti. O, sadece bir müzisyen değil, duyguların, aşkın ve raconun dilinden konuşan Romantik Erhan'dı. Bu ezgi, adeta bir meydan okumaydı